radyoata, radyo ata, ata radyo, radyoatafm

Terkoğlu: Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, bugünkü köşe yazısında Dışişleri Bakanlığı’nın Kazakistan’daki Astana Büyükelçiliği inşaatıyla ilgili dikkat çeken iddiaları gündeme taşıdı. Terkoğlu, yaklaşık 15 milyon dolarlık ödemenin “elden teslim edildiğine” dair belgelerde sahte imza ve usulsüzlük şüphesi bulunduğunu aktardı.
Terkoğlu: Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, bugünkü köşe yazısında Dışişleri Bakanlığı’nın Kazakistan’daki Astana Büyükelçiliği inşaatıyla ilgili dikkat çeken iddiaları gündeme taşıdı. Terkoğlu, yaklaşık 15 milyon dolarlık ödemenin “elden teslim edildiğine” dair belgelerde sahte imza ve usulsüzlük şüphesi bulunduğunu aktardı. Terkoğlu, "Ankara’da krize neden olayda Yapı İnşaat, kendisine verilmesi gereken 15 milyon dolarının sahte belgelerle Dışişleri’nden başkalarının hesabına gittiğini söylüyor." diye yazdı. 

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, bugünkü köşe yazısında Dışişleri Bakanlığı’nın Kazakistan’ın başkenti Astana’daki büyükelçilik yerleşkesi inşaatına ilişkin dikkat çeken iddiaları kaleme aldı. Terkoğlu, 2007 yılında Yapı Uluslararası İnşaat A.Ş. ile yaklaşık 31 milyon dolarlık sözleşme imzalandığını, ancak şirket ile bakanlık arasında yıllar içinde ödeme krizinin yaşandığını yazdı. Yazıda, şirket yetkilisi Muzaffer Nişancı’nın anlatımlarına da yer verilerek, dönemin bazı bürokratlarının FETÖ bağlantılı okullar için maddi destek talep ettiği iddia edildi.

Terkoğlu’nun aktardığına göre şirket, inşaatın yüzde 96,4’ünü tamamladığını savunurken yaklaşık 15 milyon dolarlık hakediş ödemesini alamadığını öne sürdü. Yazıda, Ankara 12. İdare Mahkemesi’nin Dışişleri Bakanlığı’nın ödeme kayıtlarını açıklaması yönünde karar verdiği, istinafın da bu kararı onadığı belirtildi. Mahkeme sürecinde ortaya çıkan belgelerde ise üç adet 4,5 milyon dolar ve bir adet 1,5 milyon dolarlık “elden ödeme” kaydı bulunduğu aktarıldı. Terkoğlu, belgelerdeki imzaların “kopyala-yapıştır” izlenimi verdiğini, tarih ve hakediş bilgilerinde uyumsuzluklar bulunduğunu yazdı.

Yazıda ayrıca, belgelerde imzası bulunan dönemin Büyükelçisi Taner Seben ile İdari Ateşe Bülent Yükseltürk’ün, söz konusu imzaların kendilerine ait olmadığını söylediğini kaydeden Terkoğlu, "Belgede imzası bulunan Büyükelçi Taner Seben de İdari Ateşe Bülent Yükseltürk de “Bu imzalar benim değil” demiş. (Konuştuğum Taner Seben imzanın kendisine ait olmadığını teyit etti.) “Parayı aldım” diye imza atan şirket temsilcisi ise şirketin söylediğine göre şirketle ilgisi olmayan, tanımadıkları biri." diye yazdı. 

DİĞER HABERLER